Eski düşman Sir William Birdwood Atatürk’ü Ayakta Selamlıyor!

Sir William Birdwood Atatürk’ü Ayakta Selamlıyor! (21 Kasım 1938)

1915 Çanakkale Savaşı’ndan 3 yıl sonra …

20 Kasım 1918 Mustafa Kemal Paşa, Sir William Birdwood* Görüşmesi

20 Kasım 1918 Cumartesi günü ilginç bir olay geçer. Mustafa Kemal’in Pera Palas’taki dairesinde. Atatürk o günlerde yoğun bir siyasal değinme trafiğinin bunaltıcı ağırlığı altındadır. Ama bir boş vaktini bulup Mustafa Kemal’le görüşmek  için sabırsızlanan yabancı bir general vardır. Karargahı ile Pera Palas Oteli’ne yerleşmiş olan General Sir William Birdwood… Bu general, askerlerinin miktar ve donatım bakımından çok üstün olmasına karşın Çanakkale Savaşları’nda Mustafa Kemal’e üç kez yenik düşmüştür. Böylesine materyal üstünlüğüne karşın nasıl yenik düştüğünün hayreti ve şaşkınlığı içindedir. Bu kahramanı yakından görmek, bu zincirleme yenilgisinin nedenlerini kendi ağzından dinlemenin merakı içinde kıvranmaktadır. Kendisine refakat subayı olarak verilmiş olan sporcu Sedat Rıza Bey aracılığı ile Mustafa Kemal’den kendisini kabul etmesini rica eder.

– “Buyursunlar” der Mustafa Kemal.

İki general karşı karşıyadır. Birdwood çok saygılıdır. Mustafa Kemal Paşa’nın yanında Rasim Ferit Bey de vardır. Hoşbeşten sonra Birdwood, iki yıldır kafasını kemiren “bizi nasıl yendi?” sorusunun yanıtını almak ister:

– “Sayın komutan bizi nasıl yendiniz?”

Mustafa Kemal’den bir başkası, dünya savaş tarihinde benzerine az rastlanır bu başarısından böbürlene bilirdi. Oysa o, –tıpkı Trikopis’e davrandığı gibi – yenilginin ezilmişliği altındaki bu general’in onurunu korur.

– “Sizin de,  bizim de tarih dergilerimiz var,” der; “tarih yazar.”

Birdwood ricasını yineler:  “Ekselans, sizin ağzınızdan dinlemek istiyorum. Lütfediniz.”

Mustafa Kemal, yanındaki Rasim Ferit Bey’den kağıt kalem ister; oda bir peçete kağıtı ile altın muhafazalı kurşun kalemini uzatır. Mustafa Kemal bir kroki çizer, kağıt üzerindeki yerlerini işaret ederek;

 “Su tarihte karaya çıktınız, der; filanca saate kadar şurada durdunuz. Biz de şu hattaydık. Herşey sizin lehinizdeydi. Niçin çizgide durdunuz ve niçin ilerlemediniz?”

“Askerlerimiz çok yorulmuştu, diye yanıtlar Birdwood.”

Mustafa Kemal bu kez de Conkbayırı krokisini çizer:

– “Siz filanca gün şu yöne hareket ettiniz, şu durumu aldınız; niçin ilerlemediniz?”

– “Biz ilerledikçe arkadan su yetişmedi. Askerlerimiz susuz kaldı ve durdu.”

Atalarımız yaralıya kurşun atılmaz der. Mustafa Kemal de Türk soyluluk ve erdemini şu esprisiyle ile dile getirir:

– “Görüyorsunuz ya ben bir şey yapmadım. Önce yorgunluk, sonra susuzluk durdurdu ordunuzu.”

Birdwood ayağa kalkar, Mustafa Kemal’i kucaklar:

“Sizin gibi kahraman ve yüksek karakterli bir asker tanımadım.”

Sonra krokiyi ve kalemi işaret ederek:

“İzin verir misiniz” der; “bu kroki ve kalemi değerli bir hatıra olarak saklayayım.

Ve saklar.

Yıl 1935 Aradan yıllar geçmiş, Birdwood mareşalliğe kadar yükselmiştir. Son görevi Hindistan Ordusu Başkomutanlığı”dır. Kendisine Baron’luk sanı da verilmiştir. Atatürk hayranlığı ve sevgisi hala sıcaklığını korumaktadır. Eski anılarını yaşamak ve Atatürk’ün tenefüs ettiği havayı tenefüs etmek için 1935 yılı Ağustos ayının 26. Pazartesi günü İstanbul’a gelir. Cumhuriyet gazetesi bu olayla ilgili olarak şu başlığı atar: 20 sene sonra İstanbul’a girdi, ama gezgin olarak.

Yıl 1938… Birdwood, yaşamının en büyük acılarından birini Atatürk’ün haberini alınca duygulanır. Yaşı hayli, ilerlemiştir. Hastadır da… Ama ne olursa olsun cenaze törenine katılmak, dünyanın yetiştirdiği bu en büyük askerin tabutu önünde eğilmek, ona ebedi yolculuğunda son görevini yapmak ister. İngiltere Hükümetine bu arzusunu bildirir, Ankara’ya gelir.

Atatürk’ün tabutu muvakkat kabrine götürülürken Hindistan Ordusu Başkomutanı Feld Mareşal Baron William Birdwood, Halkevi balkonunda ayakta durabilmesi ve son uğurlama g

Feld Mareşal Baron William Birdwood 21 Kasım 1938 Ankara Halkevi'nde

örevini yapması için ayaklarının altına destek yapılır.

 Feld Mareşal Baron William Birdwood 21 Kasım 1938 Ankara Halkevi’nde

Atatürk’ün tabutu önünden geçerken Birdwood hüngür hüngür ağlamaktadır.

Kaynak: 1- Atatürk’ün İstanbul’daki Çalışmaları, (1899 – 16 Mayıs 1919), Sadi Borak, 2. Basım 1998, Kaynak Yayınları, ISBN: 975-343-233-X. Sayfa:153-155

2- Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. Prof. Dr. Utkan Kocatürk. Atatürk Araştırma Merkezi. Ankara 2007 İkinci Basım. ISBN: 975-16-1191-1. Sayfa: 119

Not: Sadi Borak Atatürk’ün İstanbul’daki Çalışmaları adlı eserinde Mustafa Kemal ve Birdwood görüşmesinin tarihini 20 Kasım 1918 olarak vermektedir. Bu tarih Mustafa Kemal’in İstanbul’a gelişinden 7 gün sonrasına isabet eder. Ancak, Prof. Dr. Utkan Kocatürk, Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü adlı eserinde bu tarihi 16 Kasım 1918 olarak vermektedir.

*William Riddell Birdwood Biyografi:

(1865-1951) İngiliz askeri ve feldmareşali olan Birdwood, 1865 yılında Hindistan’da doğdu. Önce, Clifton College sonra, Sandhurst’teki Royal Military College’de (Kraliyet Harp Akademisi) okudu. Mesleğinde yavaş yavaş yükselerek, 1917‘de general, 1925‘te feldmareşal unvanlarını aldı. Birdwood, Hindistan’da, Hazara (1891), Isazai (1892), Tirah (1897-98) seferlerine, Chagra Kotal, Dargai, Samphagha Savaşları’na ve Bazar Valley’deki askeri harekatlara katıldı. Güney Afrika Savaşı (1899-1902) sırasında, Natal’daki atlı tugaya komutanlık etti, sonra başkomutan Lord Kitchener’in askeri katipliğini yaptı. 1908’de, Mohmand seferinde kurmay başkan görevinde bulundu ve aynı yıl “Distinguished Service Order” (Seçkin Hizmet Rütbesi) nişanını kazandı. Birinci Dünya Harbi’nde, Akdeniz Seferi Kuvvetleri’nde görev aldı. Önce Avustralya ve Yeni Zelanda Ordusu (Anzak) komutanı olan Birdwood, sonra bütün ordunun başkomutanlığına atandı. 1915 ve 1916’da Gelibolu yarımadasının boşaltılmasında Çanakkale Ordusu’na, sonra Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerine, arkasından da Fransa’da 5. Ordu’ya komutanlık yaptı. Anzak askerlerini iyi idare etmesiyle büyük bir şöhret kazandı. Bu kuvvetlerin kendisine besledikleri güven, batı cephesinde elde edilen zaferin başlıca sebebi olarak adlandırıldı ve Birdwood’a, “Soul Of Anzac” (Anzaklar’ın Ruhu) ünvanını kazandırdı. Savaşın sonunda baronet olan Birdwood, 10.000 sterlinlik bir para mükafatı da aldı. 1920’de Hindistan Kuzey Ordusu’na komutan olarak atandı, 1925-30 yıllarında da bütün Hindistan ordusunun başkomutanlığını yaptı. 1938’de Anzak ve Totnes Baronu unvanını aldı. 1921’de, Peterhouse fahri üyesi olan Birwood, 1931-38 yılları arasında bu kolejin yöneticiliğini yaptı. 1935’te, Clifton College’in müdürü, yine aynı yıl içinde Deal Castle’in başkanı oldu. Grand Cross ve Fransa Legion d’honneur nişanına ek olarak, Fransız Croix de Guerre ve birçok başka yabancı nişanlarla mükafatlandırıldı. Kasım 1938’de, Atatürk’ün cenaze törenine İngiltere Hükümeti’nin baş temsilcisi olarak katıldı. Ayağı incindiği için töreni Halkevi (şimdiki Türk Ocağı) binası balkonundan izleyen Birdwood, Atatürk’ün naşını, bir miktar toprak getirtip üzerine basarak, Türk toprağı üzerinden selamlamış ve böylece Çanakkale’de karşılaşmış olduğu bir kahramana son hürmetini ifade etmişti. Birdword, 1951 yılında Hampton Court’ta (Middlesex) öldü.

Kaynak: www.beyazgazete.com

145 comments

  1. In the awesome scheme of things you get a B+ with regard to effort. Where exactly you actually confused us was in all the facts. As they say, the devil is in the details… And it couldn’t be much more accurate here. Having said that, permit me inform you what exactly did deliver the results. Your writing can be pretty persuasive which is possibly why I am taking the effort in order to opine. I do not really make it a regular habit of doing that. Next, despite the fact that I can easily notice the leaps in logic you come up with, I am not certain of just how you seem to unite the details that produce the actual conclusion. For now I will, no doubt yield to your point but trust in the future you connect your dots better. Sheba Kijowski

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir