TÜRK DÜNYASI ORTAK ALFABESİ ŞARTTIR

ORTAK ALFABE OLURSA TÜRK DÜNYASI AYAĞA KALKAR!
Türk dünyasının dil bilimcileri bir araya gelseler, müşterek bir çalışma ile ortak 500 kelimeyi yaygın bir kullanımını sağlasalar 3 yıl sonra bütün Türk dünyası kendi arasında çok rahat iletişim kurabilir…
Ortak alfabe olmadan, her mücadele boş.

Rus halkların, Arap halkların… tek alfabesi var.
1. Türk dünyasında ORTAK ABC olduğu takdirde dil birliği mümkün ve kolaydır. Çünkü dillerin benzerliği için temel ölçüt olarak kabul edilen aşağıdaki kavram alanlarına ait kelimeler, bazı lehçelerdeki küçük fonetik değişiklikler dışında bütün Türk lehçelerinde ortaktır.
2. Türk lehçelerindeki ortak kavram alanları:
•Temel isimler (su, dağ, at, ak, kızıl…)
•Temel fiiller (gelmek, uçmak, yüzmek…)
•Vücut organları (baş, kol, ayak, yürek…)
•Sayı sözleri (bir, iki, üç, yüz, bin…)
•Şahıs zamirleri (ben, sen, o…)
TÜRK DÜNYASINDA GASPIRALI’ NIN “DİLDE ,FİKİRDE , İŞTE BİRLİK
ÜLKÜSÜ ve TÜRK BİRLİĞİ ANCAK ORTAK YAZI DİLİ İLE ELEKTRONİK ORTAMDA HIZLI BİR ŞEKİLDE FACEBOOK TWİTTER ,,,, GİBİ ORTAK TÜRKÇE SOSYAL MEDYA ORTAMLARINI GELİŞTİREREK ÜLKÜ BİRLİĞİ SAĞLANARAK GERÇEKLEŞEBİLİR.
Ortak alfabe ile yazışırsak kısa sürede biribirimizin ağızların kolayca öyreniriz. Farklı alfabelerle yazışmaya devam edersek 1000 yıl da geçse biribirimizin yazdıklarını anlayamayız.
Misal, Özbekler söylerken “Yaşasın!” diyorlar ancak yazarken “Yoshasin” diye yazıyorlar. Bunu okuyan diğer Türkler ne yazdığını haliyle anlamıyorlar. 40 türlü alfabeti kim nereden öğrenecek?
Türk ABCsi Türk dilini yazmak için tasarlanmış bir alfabe. Bu Türk ABCsi ile yazılanda Türkler biribirlerin ağızların okuyup anlayabilirler. Arada anlaşılmayan sözler olsa sorup öğreniriz biribirimize. Ancak bu 40 türlü alfabetle olacak iş değil.
Türk dilini yazmaga bu bir Türk alfabesi yeter de artar. Heç kerek emes 40 türlüg alfabet Türklere.
Üst Kimlik Türklüktür..
Diğerleri sadece onun parçasıdır. Kolları, budakları, yapraklarıdır..
Ne demiş ünlü Şair Ziya Gökalp; Deme bana oguz, kayı
Deme bana Oğuz,
Kayı, Osmanlı., Türk’üm
Bu ad her unvandan üstündür.
Yoktur Özbek, Nogay, Kırgız, Kazanlı
    Ziya GÖKALP
Köpü-topu üç bölük Türk.
Üç lehçemiz-dialektimiz var bizim.
Oğuz lehçesi konuşanlar biribirlerini pek iyi anlıyorlar. Karluk ve Kıpcak lehçelerimizi konuşanlar da kendi öz aralarında danışıp anlaşabiliyorlar pek güzel.
O halde Türkler neden 40 beñzemez alfabelerle, imlek-harflerle yazışmaya çalışıp yazışamıyorlar?
Oğuzlar misal:
Sınırın bu yakındaki Erzurumlu Ali dayı Türkiye imlâsı ile yazarken, Şuşa’ya yenicek yerleşen Fâtıma abla Azerbaycan imlâsı ile; yine sınırın-çetin hemen öbür yanındaki Erdebilli Emin amcamız İran hârfleri-imlâsı ile yazdıkları için yazışıp anlaşamıyorlar facebook üzerinden öz aralarında.

Halbuki bu bahsi geçen kişiler akraba. Bunların nene-dedeleri bir avılda oynap-gülüp ösmüş, bir döşekde ýadışıp bir memeden emişmiş. Bu öz karındaşların aynıqi bir ağzını tutup farklı alfabetlerle, farklı imlâlarla, farklı hârflerle yazmak da nedir?
Bunun adı dil cinayetidir.
Bu bir Türk Alfabeti ile yazsa bilişçek her bir Oğuz kardeşi yazgan sözleri. Aynıqi bir dilin aynıqi bir lehçesinin yerel ağızları bunlar.

Kalk sen İstanbullu, git Tebrize; yarım saat, bir saat zorluk çekersin o yörenin ağzına alışmak için. Bu de eğer daha özceden o yöre ağızlarını işitmemiş idiysen ki; bu çağda herkeşler herkeşlerin ağızlarını zaten tanıp biliyor youtube v.s gibi kanallardan. Sıkıntı konuşurken değil, yazışırken başgösteriyor ortak harfler imlâ ile yazışmadıkları için. Halbuki bu bir Türk alfabeti ile varca tüm Oğuz, Kıpçak, Karluk ağızları oñay-kolay yazılabiliyor.
Türk birliğinin önündeki aldındaki eñ biyik eñ ulug eñgel imlä-härf birliğinin tesis edilememiş olmaqıdır.
Türk Cumhuriyetlerinin milli eğitim sistemlerini ellerinde bulunduran işgal güçleri; işbirlikçileri eliyle Türklere giydirmiş bu deli gömleğini yırtıp atmak kendi elimizde öz kolumızda.
Barca tüm Türkler bu Atatürk Alfabeti ile yazışsalar kolay oñay anlaşırlar.
Her çağda olduğu gibi bozulganı düzlemek yena Türklere kaldı.
                                       Teoman Çetiner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir